Alper ve “Walk of Life”

Alper, tanıştığınızda size huzur veren insanlardan… Sakin sakin konuşması, gülerek anlattığı hikayeleri ve dikkatli bir dinleyici olmasıyla farklı biri olduğunu hemen anlıyorsunuz.

Kendisini “Akdeniz Çocuğu” olarak tanımlıyor. Mersin’de doğup büyümüş, her zaman müzikle ilgilenmiş ve müzisyen olmak istemiş ancak yakın çevresindeki herkesin bir tıp insanı olması nedeniyle kendi kendisini tıp okumaya yönlendirmiş.

İ. Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Tıbbi Biyoloji ve Genetik Bölümü’nde öğrenciyken tiyatro ile ilgilenmiş ve ‘sağlıklı beslenme’ ile ilgili bilinçlendirme amaçlı bir tiyatro oyununda bir yıl süreyle gönüllü olarak oyunculuk yapmış.

Mezuniyetinin ardından özel bir firma için medikal danışmanlık yaparken İstanbul Üniversitesi’nde İngilizce MBA yapmış. “MBA bittikten sonra sağlık iletişimi ajanslarındaki sıcak ve yaratıcı ortam beni daha çok cezbettiği için yaklaşık 10 yıllık bir süre bu alandan kopamadım” diyor Alper ve ekliyor; “bu süre boyunca Novartis, Pfizer, MSD, Lundbeck, Abbott, Nestle, Boehringer Ingelheim, Astra Zeneca, Roche, Takeda, GSK, Merck, Sanofi, Allergan, AbbVie, Loreal, Alcon, Actelion, Recordati, Caris Life, Sandoz, Abdi İbrahim, Nobel, Mustafa Nevzat, Sanovel ve Generica gibi hem ulusal hem de uluslararası birçok ilaç firmasına hizmet verdim.”

Eğitim hayatından kopamayan Alper bu kez de İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin İlaç Sektöründe Ürün Müdürlüğü programını bitiyor ve ardından Türkiye’nin en büyük medikal kuruluşlarından birinde bir buçuk yıl süreyle 6 farklı ürünün ürün müdürlüğünü üstleniyor. Bu deneyimini şöyle özetliyor: “Pazarlamanın ve marka yönetiminin yanı sıra uluslararası ve ulusal klinik çalışmaların kurgulanması ve yürütülmesinde fikir liderleriyle birlikte çalışma fırsatı buldum. Çeşitli medikal ve ürün eğitimleri gerçekleştirdim. Türkiye’nin dört bir yanında yüzlerce hekime sunumlar yaptım. Ürün Müdürlüğü görevim boyunca belki de 10 yıla yayılarak tecrübe edilebilecek birçok şeyi bir buçuk yılda tecrübe ettim.”  

Alper harika gitar çalıyor, motosiklet kullanmayı çok seviyor ve tam bir seyahat tutkunu. Hayatın kısa olduğunun her zaman bilincinde ve yaptığı her şeyin tadını çıkarmayı seviyor. “Beyaz yakalarımdan kurtulmanın dayanılmaz hafifliğine birkaç saat gibi kısa bir sürede ulaşmama katkısından dolayı Pitstop’a her zaman minnet duyacağımdan eminim. Şu anda ait olduğum yerdeyim ve bu hisse sahip olduğum için her zaman aradığım iç huzuruma kavuştum diyebilirim. Sektörde çok fazla ajans var ama iyi ajansların sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Pitstop’un da bunların en başarılılarından biri olduğunu zaten biliyordum. Şimdi benim bu başarıya ortak olmak için katkıda bulunma vaktim…”

Favori şarkılarından birini bu yazının başlığı olarak kullandık, bizimle olman çok güzel Alper, hoş geldin.