Bu internet sitesi nasıl yapılacak?

Doğrudan konuya giriyorum:

İnternet sitesi, belirli bir amaca yönelik hizmet veya içeriğin, organize bir şekilde, internet üzerinden sunulmasıdır.

Bir internet sitesinin başarısı ziyaretçi sayısı, ziyaret süresi, tekrarlayan ziyaret, hedeflenen görevlerin yapılabilirliği, istenen mesajın aktarılabilmesi gibi çeşitli parametreler ile değerlendirilir. Tüm bu parametrelerin ortak noktası ziyareti yapan kişi, yani kullanıcıdır. İnternet sitesi kullanıcı için yapılır.

İnternet sitesi olgusunun bir diğer yönü de site içeriğinin güncellenmesi ve sitenin bakımıdır. İlk bakışta belli olmasa da sitenin iç arayüzü, yani sitenin ‘personel’ tarafından kullanılan kısmı, dış arayüzü kadar önemlidir. İç arayüzü kullanan kişinin yaşadığı deneyim, er ya da geç nihai kullanıcıya, ziyaretçiye, yansır. İç arayüz iç çamaşırı gibidir. Pek az kişi tarafından görülür ama rahat olması ve işlevi yerine getirmesi şarttır.

Arayüz, kullanıcı deneyimi, mesaj aktarımı gibi kavramlar geniş, derinliği olan kavramlardır. İnsanlık, internet sitesi yapımında bu kavramların hakkını verebilmek için yaklaşık yirmi yıldır kafa yormaktadır. Günümüzde, çeşitli aşamalarda ufak tefek farklılıklar olsa da, internet sitesi yapım sürecinin ana hatlarına dair üzerinde uzlaşılmış bir yol haritası ortaya çıkmıştır.

İnternet sitesi yapım aşamaları

Genel kanının aksine, internet sitesi yapmanın ilk aşaması, bir grafik programında anasayfanın resmini çizmek değildir. Dört-beş sayfadan büyük bir site için, işe anasayfanın görsel tasarımı ile başlamak ya başarısızlığı ya da verimsizliği garantilemek demektir. Okul kampüsü yapacak olsak, işe nizamiyenin foto-gerçekçi bir görselini hazırlayarak mı başlarız? Hayır, derslikleri, laboratuvarları, kütüphaneyi ve bunlara arasındaki ilişkileri planlayarak başlarız. Çünkü okul kampüsünün amacı öğretime mekan olmaktır.

Amaç

Yapmaya değer her sitenin bir amacı olmalıdır. ve sitenin yapımı ile ilgili herkes bu amacı, bir-iki cümle ile, basit bir şekilde ifade edebilmelidir.

Amaç belirlenirken “Firmamız internette temsil etmek” gibi yuvarlak, beylik, amaçtan ziyade temenni belirten ifadeler yerine, “Firmamızın şu şu özelliklerini vurgulamak ve ziyaretçiyi şu eylemi gerçekleştirmeye teşvik etmek” gibi somut ifadeleri kullanmak önemlidir. Site yapılırken atılacak her adım, amaca uygunluğu ile sınanacaktır.

Amacı belirlemek için kullanılan genel yöntem, kullanıcı ihtiyaçlarının tespit edilip bu ihtiyaçların iş hedeflerimizle kesiştiği yerlerin bulunması ve bu çerçevede çözümler önerilmesidir.

İçerik

Sitemizin, amacını gerçekleştirmek için ne sunacağı bu aşamada tespit edilir. Metin mi, video mu, hizmet mi? Elimizde hazır içerik var mı? Yoksa üretebilir miyiz? Kim üretecek? Ne sıklıkta yeni içerik gerekecek? Bir yıl sonra da aynı sıklıkta içerik üretmeye devam edebilecek miyiz?

İçerik belirlendikten sonra sıra organizasyona gelir. İçeriğin sınıflandırılması ve birbiriyle ilişkilendirilmesi bu adımın konusudur. “Şirketimiz hakkındaki genel bilgiler buraya, sektörle ilgili yorumlarımız oraya” gibi…

Bu aşamayı iyi tamamlayamayan sitelerin, bir sonraki aşamada başarılı olma ihtimali azdır.

Plan: harita, gezinim (navigasyon), arayüz

İçerik için tespit edilen kategoriler, ilişkiler bu aşamada somutlaştırılır. Sitenin bölümlerinin isimleri koyulur. Bu bölümlere hangi tür içeriklerin geleceği belirlenir. Hangi bölümden hangi bölüme, hangi sayfadan hangi sayfaya geçileceği tespit edilir.

Gerekli işlevlerin neler olduğu (gezinim, form doldurma, anket, interaktif öğeler), bunları yerine getirmek için hangi öğelere (düğme, bağlantı, açılır menü…) ihtiyaç duyulduğu saptanır.

Belli başlı sayfaların taslakları (wireframe) hazırlanır. Bu taslakların amacı, sayfaların üzerinde hangi öğelerin yer alacağını belirlemek ve kabaca yerlerini tespit etmektir. Bu taslaklar hazırlanırken, estetik herhangi bir çağrışım yapmaması için, basit, tek renk çizgiler kullanılır.

Plan aşaması, daha ciddi bir emek-zaman yatırımı olan uygulamaya geçmeden önceki son duraktır. Kararların netleşmesi, müşteri ile ayrıntılar üzerinde anlaşılması çok önemlidir. Bu aşamada bir metin belgesindeki iki satırın yerinin değişmesi ile yapılacak revizyonlar, uygulamaya geçildikten sonra saatler, günler sürecek maliyetli işlere dönüşebilirler.

Bir diğer nokta da, kullanıcı deneyiminin önemli bir kısmının bu aşamaya kadar belirlenmesidir. Yani ziyaretçilerin neyin nerede olduğunu, hangi işin nasıl yapılacağını anlayabilmelerinin nasıl sağlanacağı bu aşamada kararlaştırılmalıdır. Planlamayı iyi yapmadan geçen siteler, sonraki aşamada şapkadan tavşan da çıkarsalar büyük ihtimalle başarısız olurlar.

Uygulama

Sitenin amacı, içeriği, planı üzerinde görüş birliğine varıldıktan sonra elde edilen taslak süratle HTML’ye uygulanmalı, sitenin amacına, işlevine yönelik kritik kodlar yazılmaya, denenmeye başlanmalıdır.

Site vücut bulmaya başlar başlamaz gerçek içeriğin girişi de yapılmalı, içerikle ilgili senaryoların çalışıp çalışmadığı denenmelidir.

Görsel tasarım

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, genellikle ilk aşama olduğu sanılan görsel tasarım aslında tasarım sürecinin son aşamasıdır. Nasıl ki bir binanın yapısal tüm işleri bittikten sonra pencereleri takılıyor, sıvası, badanası yapılıyorsa, bir internet sitesinin görselliği de, yapısal tüm problemler çözüldükten sonra, mevcut yapıya göre tasarlanmalı ve uygulanmalıdır. Görsel tasarımı yapan kişi elindeki malzemenin ne olduğunu, hangi öğeleri kullanacağını, bu öğelerin amaca yönelik hiyerarşisini, vurgulayacağı bilgilerin, işlevlerin neler olduğunu bilmelidir.

Motivasyon, verim, kalite, rekabet

İnternet sitesi yapımında en sık tekrarlanan hata, görselleştirme çalışmalarına çok erken başlamaktır. Basılı medya ile çalışmaya alışkın ajanslar ve müşteriler, daha ortada hiç bir şey yokken bile, usta bir sanat yönetmeninin elinden çıkmış görselleri, kara kalem taslaklara, metin belgelerindeki içerik listelerine, tablolara tercih etmektedirler.

Bu yaklaşım yanlıştır. ‘Prematüre görselleştirme’ yaratıcı süreci sığlaştırmakta, müşterinin kendi işi hakkındaki deneyimini siteye yansıtmasını güçleştirmekte, kullanıcının gerçek ihtiyaçlarını karşılayan sitelerin yapılması ihtimalini azaltmaktadır. İnternette hiç bir işe yaramayan site oranının bu kadar yüksek olmasının da, internetle sonradan karşılaşan kuşakların siteleri kullanırken yaşadığı zorlukların önemli bir bölümünün de sebebi budur.

Güzel bir görüntüyü beğendirmek (satmak), bir fikri doğru olarak aktarıp üzerinde görüş birliğine varmaktan daha kolaydır. Fakat sonuçta ortaya çıkacak sitenin kaliteli olması için planlamanın her aşamasının hakkının verilmesi, müşterinin, her aşamada aktif katılımının sağlanması ve onayının alınması doğru yöntemdir.

Bu şekilde çalışmak alışkanlıklarımızın dışında kaldığı için başlangıçta biraz daha fazla çaba gerektiriyor olabilir. Fakat uygulaması yapılmış bir planlama hatasının çözümü, o planı doğru olarak yapmak için gerekenden çok daha fazla zaman ve emek gerektirmektedir. Dahası, uygulamaya geçildikten sonra yapılan planlama değişiklikleri, kod mimarisini bozabilmekte, hata ihtimalini artırmaktadır.

Buna ek olarak, iyi planlanmış bir kodlama deneyimi ile, planlama hataları sebebiyle yama üstüne yamanın yapıldığı bir kodlama deneyimi arasında, motivasyon bakımından büyük fark vardır. Plansız, keyfi değişiklikler, yapılan işe olan inancı azalttığı gibi, işi yapanlarda emeğinin israf edildiği hissine de sebep olur. Motivasyon düşer. Motivasyon verimlilikle doğrudan bağlantılıdır. Bal için polen neyse, verimlilik için de motivasyon odur.

Motivasyonsuz ve verimsiz bir çalışmadan kalite beklemek yersizdir. Verimsiz üretimle elde edilen kalitesiz ürünün ise rekabet gücü yoktur. Dolayısıyla tasarım sürecini doğru uygulamak, daha ilk projeden başlayarak bize somut getiriler sağlayacaktır. Bu getiriler, site yapımı çalışmalarında artan motivasyon, motivasyon ve iyi planlamanın sonucu olan verimli çalışma, motive olmuş insanları verimli çalışmasıyla ortaya çıkan kaliteli iş ve nihayet verimli üretimin kaliteli ürününün sağladığı rekabet avantajıdır.

İnternet sitesi tasarım sürecinin doğru yaşanması için hem siteyi yapanların, hem de müşterilerin bilgilenmesi ve çalışma sürecini olumsuz etkileyen alışkanlıklarının değişmesi gerekmektedir. Burada sorumluluk, kendisini, iş arkadaşlarını ve müşterisini doğru şekilde bilgilendirmek durumunda olan tasarımcılar, geliştiriciler ve müşteri temsilcilerindedir.