Her şeyin başı da sonu da sağlık

Sibel Çakan yeni marka yöneticimiz. Pitstop’taki beşinci gününde mütevazı bir kahvaltıda bir araya geldik ve keyifli bir sohbet yaptık.

Çocukluğu Malatya’da geçen Sibel, Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyokimya Bölümü mezunu. Hocalarının ısrarına rağmen, iş hayatına atılmak istediğinden severek okuduğu bölümde akademisyen olmayı düşünmemiş. İstanbul’a gelen Sibel, kan testleri ithal eden medikal bir şirkette çalışmaya başlamış. Daha sonra yine sağlık sektöründe; iki yıl Abdi İbrahim’de bir buçuk yıl da Alcon’da mümessil olarak çalışmış.

Alcon’da çalışırken bir yandan da Kadir Has Üniversitesinde, hesaplamalı biyoloji ve biyoinformatik üzerine tezli yüksek lisans yaparken, tezini yazmaya başladığında üniversiteden asistanlık teklifi alınca, işini bırakarak tamamen tezine ve üniversiteye odaklanmış. Üç senenin sonunda Boğaziçi Üniversitesinde çok istediği doktora programını kazanmasına rağmen şartlar el vermediğinden doktorasını yapamamış. Şimdi ise iş hayatında olmaktan oldukça mutlu olduğunu söyleyen Sibel, doktora yapamadığı için çok da üzülmüyor.

Sağlık sektöründen farklı bir alanda çalışmak istediğinden, kısa bir süre fuar organizasyonu ve çeviri ofislerinde çalışsa da bir süre sonra medikal reklam dünyası ile tanışarak dolaylı da olsa sağlık sektörüne dönmüş.

Üç yıl Brandit’te, dokuz ay da Havas’ta marka yöneticisi olarak çalışmış. Özellikle Havas’ta tek medikal marka yöneticisi olduğundan yoğun çalışma temposuna ayak uydurmayı öğrenmiş.

Sibel’in Pitstop ile tanışması ise sosyal medya aracılığıyla olmuş. Sosyal medya paylaşımlarımızı severek takip ettiğini söyleyen Sibel, yine marka yöneticisi ilanımızı da burada görmüş. Arkadaşları da Pitstop’u kendisine övünce, o da başvurusunu yapmış.

Beş gün gibi kısa bir süredir birlikte olsak da Pitstop hakkında ilk izlenimlerini sorduğumda cevabı “düzenli ve planlı bir çalışma ortamı” oluyor. Sibel, ne kadar açık ofiste çalışmaya alışık olsa da sakin çalışma ortamını sevdiğini, Pitstop’un bu konuda iyi olduğunu söylüyor.

Sağlık sektörünün iki yakasında da – ilaç şirketleri ve medikal reklam ajansları – çalışan Sibel’e göre ajans tarafı kesinlikle daha keyifli.

Sibel çalışmadığı ve uyumadığı zamanı spor, kitap ve film ile dolduruyor. Son zamanlarda yüzdüğünü ancak geçmişte tenis, yoga ve pilates gibi pek çok aktivite ile ilgilendiğini söylüyor. “Biyolojik olarak piyano ve yan flüt çalmaya çok uygun bir yapım olsa da müzik kulağım pek olmadığı için o işlere hiç girmedim.” diye de ekliyor. Geçen kışı bol bol örgü örerek geçiren Sibel’in bahar için planı ise seramik öğrenmek.

Ayrıca sohbetimizin bir kısmında hesaplamalı bilimler ve genetik çalışmalarını yakından takip ettiğinden ve konunun kendisini çok heyecanlandırdığından bahsediyor ancak bu başka bir yazının konusu.

Pitstop’a hoş geldin Sibel, sana yeni işinde ve seramik kursunda başarılar diliyoruz.