İlaç endüstrisini savunma zamanı

2017, ilaç sektörü için negatif haberlerle dolu bir yıldı. Bunun sonucunda sektör liderleri daha şeffaf olarak ve daha güçlü hikayelerle ortaya çıktılar.

2018’de şirketler, ürünlerin gelişim aşamasından itibaren hastalar ve derneklerle işbirliği yaparak, hastaların sesini her aktivitenin merkezine koyarak markalarının geleceğini sağlama almaya çalışıyorlar. Artık bazı endikasyonlara yatırım kararının verilmesinden farklı hasta grupları için tedavi rehberlerine, klinik çalışmalardan onay formlarının geliştirilmesine kadar her aşamada hastaların sesi var.

Reçeteli ilaçlar toplam sağlık harcamalarının sadece %10’unu oluştursa da, kamuoyundaki algı bundan çok farklı. İlaç firmalarına güven çok düşük durumda. Politikacılar ilaç sektörünü kötü adam haline getirmiş durumdalar. İnsanlar, tedavilerin firmalar yerine akademik kurumlarda bulunduğunu, daha sağlıklı bir hayatın önündeki engelin ilaç şirketleri olduğunu ve şirketlerin kâr etmeyi ön plana koyduğunu düşünüyor.

İnsanların firmalara güvenmediği bir ortamda güven oluşturma ve hasta odaklı olabilme en önemli sorunlar haline geliyor. Bu nedenle öncü firmalar, tüm klinik geliştirme ekiplerinin aşağıdaki noktaları düşünmesini istiyor:

    • Gelişim planımızda hasta perspektifinden neler var?
    • Hastaların bilgi ve deneyimlerini nasıl sürece dahil ediyoruz?
    • Projelerimizde hastalar için nasıl bir değer var?