İnsan kendi hayatını da tasarlar

Pitstop’un demirbaşlarından, grafik tasarımcımız, arkadaşım Mehmet Güler’le konuşmaya bu yazı için başladık. İşin doğrusu -ve iyi ki- kısa sürede yazıyı falan unutup muhabbete daldık. Güler yüzlü, sakin anlatımıyla az öz konuşan Mehmet’i sorularla sıkıştırmak da dinlemek de zevk oldu.

Dile kolay; tam sekiz yıldır Pitstop’ta çalışan Mehmet, aslında bir teknik ressam. Bu temel eğitimin grafik tasarımda ona belli bir bakış, bir tartım yeteneği kazandırdığı kesin. Fakat Mehmet bununla yetinmemiş; İstasyon Sanat Merkezi’nde iki yıl süreyle grafik tasarım eğitimi alarak ‘alaylı’ deneyimini desteklemiş. Grafik tasarıma tesadüfi bir başvuruyla bir butik ajansta başlayan Mehmet Güler, keyif aldığı ve kendisine yakın hissettiği bu işi çabucak benimsemiş; kişiliğinin bir parçası olan işe saygı prensibiyle mesleğe dört elle sarılmış.

Zaman içinde kısa süreli bir ticaret girişiminde bulunsa da grafik tasarıma geri dönmüş. Bu kez bir halkla ilişkiler ajansında. Ardından Pitstop yılları…
Bugün eski halinden doğal olarak eser kalmayan Mecidiyeköy’ün merkezinde, dut bahçeleri arasında geçirdiği çocukluğunu mutlulukla hatırlayan ve bir baba olarak zamanının büyük kısmını çocuğuyla geçiren Mehmet, aynı zamanda bir model otomobil koleksiyoncusu, sıkı bir Beşiktaşlı ve özellikle yakın tarih okumaları yapan bir tarih meraklısı.