Mutluluktan depresyona girmekten korkuyorum

Ofisimizin taze asistanı Yasemin Akyüzlü yaklaşık iki haftadır bizimle birlikte. Yoğunluğun içinde bir çay içme bahanesi ile onu kandırıp, sorularıma yanıt almaya çalışıyorum:

Liseden sonra iş hayatına atılan Yasemin ilk 11 yılını kurumsal organizasyonlar yapan bir şirkette çalışarak geçirmiş. İlk başlarda sadece asistanlık yaparken zamanla organizasyonlarda aktif olarak rol almaya da başlamış. 11 yılın ardından iş dünyasını keşfetmeye karar vermiş.

Bir başka organizasyon şirketinde yine asistan olarak çalışmaya başlayan Yasemin, şirketin küçülme kararı almasıyla yöneticisi tarafından işten çıkarılmış. Kısa bir süre sonra onu işten çıkaran yöneticisi kendi şirketini kurunca, ilk işi Yasemin’e bir iş teklifi yapmak olmuş.

Bu teklifi kabul eden Yasemin yeni iş yerinde muhasebe de öğrenmiş. Asistanlık, organizatörlük ve muhasebeyi bir süre aynı anda yürütmüş. Ta ki şirket ve ekip büyüyüp işler altından kalkılmaz hale gelene kadar.

Organizasyonun stresinden uzaklaşmak için sosyal bir tesiste muhasebeciliğe başlayan Yasemin’in 2 yıllık bu iş macerası da kızının ayağını kırmasıyla sekteye uğramış.

Yasemin genç bir anne. 16 yaşındaki kızı Tuana insanların onu ablası zannetmesinden zaman zaman sıkılsa da Yasemin çok iyi anlaştıklarından bahsediyor.

6 ay boyunca kızı ile ilgilenen Yasemin arkadaşlarının ısrarı ile bir düğün organizasyon şirketinin kurucularından olmuş. İlk düğün organizasyonunu Çanakkale’de gerçekleştirdikten sonra kendi yoluna gitmeyi tercih etmiş ama düğün organizasyonundan da kopamamış.

Sabah erken saatlerde düğün alanının hazırlanması, sonrasında düğüne katılım ve küçük aksaklıkların giderilmesi, gelinin gönlünü hoş tutma, damadın annesinin keyfine göre müzik ayarlama ve sabaha karşı da düğün alanının toplanması derken uyumadığı tüm zamanları düğünlerde geçirmeye başlamış.

6 ayın sonunda strese dayanamayıp istifasını vermiş ve huzurlu bir iş için araştırmalarına başlamış. Tanınan bir okulun muhasebe işleri için teklif aldığı gün, eski bir patronu onu arayarak Pitstop’un asistan arayışından bahsetmiş.

Pitstop’la yaptığı ikinci görüşme “Biz size döneceğiz.” cümlesiyle bitince Yasemin’in morali biraz bozulmuş. Ofisten çıktıktan yaklaşık 20 saniye sonra (asansörün kata çıkmasını beklerken) Pitstop Yasemin’e dönmüş ve Yasemin’in Pitstop macerası üç gün sonra başlamış.

Pitstop hakkında ne düşündüğünü sorduğumda ise çok samimi bir cevap alıyorum: “20 yıldır iş hayatındayım. Bu 20 yıl stres, yorgunluk ve uykusuzlukla geçti. Ne gecem ne gündüzüm vardı. Şimdi hepsinin beni bu ana hazırladığını anlıyorum. Bence Pitstop kariyerimin zirvesi. Sanki bir grup mutlu insanı buraya gizlemişler ve ben onları keşfetmişim gibi hissediyorum. Mutluluktan depresyona girmekten korkuyorum.”

İstanbul’da bir takside doğan Yasemin bu yüzden olsa gerek yerinde hiç duramadığını söylüyor. Arkadaşlarıyla gezmeyi ve balık tutmayı seviyor. Evet, köprüden geçerken gördüğünüz İstanbul’un ikonlarından olan “balık tutan insanlar”dan biri de Yasemin. Ayrıca en sevdiği balığın istavrit olduğunu da öğreniyorum.

Bir emekçi, bir anne, bir üniversite öğrencisi… Yasemin’i tek bir kelime ile tanımlamak gerçekten imkansız. Pitstop’ta seni daha da yakından tanımak için sabırsızlanıyoruz. Aramıza hoş geldin.