Önemli olan severek çalışmak!

Pitstop’ta okumayı çok seven yeni bir medikal danışmanımız var: Gökhan Ulumlu. Gökhan, 1 aydan biraz daha uzun bir süredir Pitstop’ta. Bir öğleden sonra, aldım elime bir fincan çay, masasında aldım soluğu. Çaylarımızın eşliğinde verdiğimiz molanın ardından, aşağıda detaylarını okuyacağınız bu güzel sohbet çıktı.
Gökhan’a ilk olarak nerede okuduğunu soruyorum, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi dedikten sonra Ankara’yı çok özlediği belli bir Ankaralı ile konuştuğumu anlıyorum: “İlkokul Ankara, lise Ankara, gençlik Ankara, çocukluk Ankara…” diyor. Bu sözler üzerine merak ediyorum, peki İstanbul macerası nasıl başladı? Gökhan başlıyor anlatmaya. İstanbul’a ilk defa askerlik sebebiyle gelmiş. Denize hasret bir Ankaralı olarak Haliç’in eşsiz manzarası onu daha ilk bakışta büyülemiş. O ilk bakışı anlatırken molamız sırasında ikimizi de kahkahaya boğan şu sözleri söylüyor Gökhan: “O manzarayı gördüğümde ‘Simit satarım yine de burada kalırım’ demiştim!”

Gökhan’ın reklam ajanslarıyla nasıl tanıştığını anlattığı dakikalar da sohbetimizin neşeli dakikalarından oldu. Simit satma pahasına İstanbul’da kalmaya karar veren Gökhan, önce çeşitli ilaç şirketlerinde çalışmış. Son çalıştığı ilaç firmasının merkez ofisi Paris’te olunca, Gökhan da uzun bir süre göçebe hayatı yaşamış. Sonunda çözümü yerleşik hayata geçmekte bulan Gökhan, bir gün gazetede bir iş ilanı görmüş. “Bir reklam ajansı, hekim aradıklarını duyuran bir ilan vermişti. Reklamcıların ne işi olur ki hekimle?! dedim ve başvurdum.” diye anlatıyor sağlık iletişimi ile ilk tanışmasını. O günden bu yana sektörün önde gelen pek çok ajansında medikal danışman olarak görev yapan Gökhan, Pitstop’ı da şu sözlerle anlatıyor: “Burada pek çok yerde karşılaşmadığım bir çalışma düzeni, bir ahenk var. bu ortamın bir parçası olunca insan, işlerini bir an önce bitirilmesi gereken zorunluluklar olarak değil severek isteyerek yapıyor. Bence bu çok önemli.”
Sohbetimizin sonunda, aynı zamanda iyi de bir okur olduğunu söylediğimiz Gökhan, öğle aralarında birer kahve eşliğinde kitap okumayı öneriyor bize.

Memnuniyetle kabul ediyoruz.

Aramıza hoş geldin Gökhan!