256 sözcükte Ozan Mısırlıoğlu

Tecrübeli reklam yazarları arasında muhabbet keyifli olur ama ilk sohbette bu kadar çok şeyi heyecanla konuşuyor olmamız şaşırtıyor beni. Ajansa uğradığım yağmurlu Eylül sabahında Pitstop’un yeni yazarı Ozan Mısırlıoğlu ile kuruverdiğimiz samimiyeti biraz ortak sektör arkadaşlarına, biraz da Ray Bradbury’ye ve Conan’ın babası Robert Howard’a borçluyuz. Çünkü bu iki romancının yazdıklarına ve ikimize de çocukluğumuzdan beri eşlik eden (ve kim bilir, belki de bu meslek için şekillendiren) çizgi roman kültürüne ilgimiz ortak. Soruları olmayan cevaplarla, bu yazıyı birlikte yazıyoruz.

Ozan Marmara İletişim mezunu. Başarılı bir öğrenci olmadığını söylüyor. Bu durumun bugünkü başarılarının çekirdeği olduğu çok açık 😀

Çoğu insan bir mesleğe, sanata ya da bilim dalına ilgi duyarken, Ozan hayal kurmaktan çok büyük zevk almış. Şüphesiz, reklamcılığa uzanan meslek yolculuğuna başlamasında etkisi olmuş bunun. Peki, hayalperestlik onda nasıl başlamış olabilir? Bunun güzel bir hikayesi var.

Bu hikayenin asıl kahramanı, annesi. Ozan 7 veya 8 yaşındayken birlikte Polanski’nin kült filmi Rosemary’nin Bebeği’ni izliyorlar. Ödü kopan Ozan annesine sarılıyor ama bir yandan da televizyon ekranında olanları görebilmek için delirdiğini hatırlıyor. Sonrasında hemen her gün bebeğin neye benzediğini düşünüp kafasında bir sürü farklı yaratık canlandırıyor. Buyurun yaratıcı mutfağa 😀

Fantastik edebiyata net bir merakı var. Özellikle 19. yüzyıl sonu Robert Howard dışında Edgar Allen Poe, H.P Lovecraft, Bram Stoker gibi yazarların eserlerinden besleniyor. O tekinsiz atmosferi bilgisayarda bazı korku ve RPG oyunlarında yaşamaya çalışıyor hatta.

Bir kedisi var ve bütün kedileri (çevresindeki tüm kedilerin bakımı ve bazen tedavileriyle bizzat ilgilenecek kadar) çok seviyor.

Pitstop’a hoş geldin Ozan, kaleminin ucu hep açık olsun. Zengin yaratıcılığınla ajansa çok şey katacağına inanıyoruz.