QR kodların dönüşü

QR kod nedir?

QR kod, kısa bilgi ya da verileri hızlıca okunabilecek şekilde kodlamak için bulunmuş bir yöntemdir. Adını İngilizce Çabuk Tepki (Quick Response) kelimelerinin baş harflerinden alır. 1994 yılında, Japon Denso firması tarafından arabaların yedek parçalarını işaretlemek için geliştirilmiştir. QR kodların barkodlardan en önemli farkı, QR kodların iki boyutlu olmasıdır.

QR kodların kullanımı oldukça kolaydır. Bunun için mobil cihazınızın ilgili uygulamasını açıp kamerayı koda doğru tutmanız yeterli.

Çeşitli internet siteleri üzerinden ücretsiz ve zahmetsiz bir şekilde QR kod üretmek mümkün.

QR kodların ilk yükselişi -ve düşüşü

QR kodlar ilk olarak 2011 yılında boy gösterdiler. Bu iki boyutlu kodlar, o dönemin broşür, afiş ve hatta reklam panolarında kendilerine bol bol yer buldular. Ancak QR kodlar beklenen popülerliğe ulaşamadılar ve 2013 yılından itibaren gözden kaybolmaya başladılar.

QR kodların ilk çıkışlarında başarısız olmasına dair birkaç sebep sıralanabilir.

  • QR kodlar zahmetliydi: Uzun bir süre boyunca, bir telefonun QR kod okuyabilmesi için cihaza özel bir uygulama yüklemek gerekiyordu.
  • QR kodlar çirkindi: Üzerinde tuhaf bir biçimde yerleşmiş noktalar bulunan bir kareden ibaret olan QR kodların, tasarımcılar için bir cazibesi yoktu. Çalışmalarında bu kodları yer vermediler.
  • QR kodlar için bir standardizasyon yoktu: Kodların oluşturulması ve okunmasına dair standartlar yerleşmemişti. Bu, okuma aşamasında problem oluşturuyordu.
  • QR kodların bir getirisi yoktu: O yıllar mobil çağın başlangıç aşamalarıydı. Kodu taratan kullanıcılar mobil uyumlu olmayan sitelere, çalışmayan bağlantılara ya da kullanıcıyı cezbetmeyen kurumsal sayfalara yönlendiriliyordu. Kodu okutmak için çekilen zahmete değmiyordu.

O günden bugüne ne değişti?

2016’ya gelindiğinde hemen herkesin internet erişimi olan bir akıllı telefonu vardı. Bu cihazlar artık bağlantı adresini görüntülemekten daha fazlasını yapabilecek donanıma sahiptiler ve kameraları son derece gelişmişti.

Derken Apple, iOS 11 ile kamera uygulamasına QR kod okuma özelliği ekledi ve bu konudaki en büyük problemlerden birini ortadan kaldırdı. Artık iPhone’larda QR kod okumak için fazladan uygulama indirmeye gerek kalmamıştı.

QR kodların günümüzdeki durumu

Yakın zamanda QR kodların yıldızı yeniden parlamaya başladı.

Snapchat, biraz da Çin’in WeChat uygulamasından esinlenerek, QR kodları kendine göre özelleştirerek kullanmaya başladı. Görsel olarak da tasarlanan Snap Code’lar ilk olarak yeni arkadaş eklemek için kullanılmaya başlandı. Daha sonra eklenen bir özellikle kullanıcılar bu kodları okutarak, başka yerde bulamayacakları lenslere erişebilir hale geldiler.

WhatsApp masaüstü uygulamasına girişi kolaylaştırmak için QR kodları kullanıyor.

WhatsApp masaüstü uygulamasına girişi kolaylaştırmak için QR kodları kullanıyor.

Benzer şekilde Facebook Messenger da, arkadaş eklemek için QR kod seçeneğini sunuyor. Spotify müzik paylaşımı için, Twitter kişileri bulmak ve takip etmek için, Pinterest profil, board ya da ürün sayfalarına gitmek için, Pepsi ve Jeep reklam kampanyalarının bir uzantısı olarak QR kodları kullandılar. Amazon ise mağazalarının girişinde okutulan bir kod ile kasasız alışveriş imkanı sunmaya başladı.

Ayedaş, elektrik direkleri üzerine astığı tabelalarda QR kod koymuş.

Ayedaş, elektrik direkleri üzerine astığı tabelalarda QR kod koymuş. Şimdilik bu kodları okuttuğumuzda kodun üzerinde yer alan seri numarası (fotoğrafta DARH493) görüntüleniyor.

QR kodların popülerliklerini hiç yitirmedikleri Asya’da 2016’da yapılan çevirimiçi alışverişlerin üçte biri kod tarayarak gerçekleşti.

Firefox mobil uygulaması ile masaüstü tarayıcısını senkronlamak için QR kodlardan yararlanıyor.

Firefox mobil uygulaması ile masaüstü tarayıcısını senkronlamak için QR kodlardan yararlanıyor.

QR kodlar nereye gidiyor?

Peki QR kodların potansiyel kullanım alanları neler? Gelecekte onları nerelerde görebiliriz?

İlk akla gelen alışveriş. Ürünleri kod okutarak sepetimize eklememiz mümkün.

Bazı indirim kuponlarını da, yine kodlarını okutarak etkinleştirebiliriz. Aslında Facebook bunun üzerinde biraz çalıştı. Mobil uygulamasının ödüller bölümünde bazı kupon kodlarını okutarak çeşitli avantajlar sağlanabiliyor. Böylece Facebook da reklamverelerin, platformda verdikleri reklamın çevirimdışı alışverişe kadar takip edebilmelerini sağlamış oluyor.

Bir başka alan ise otomatik telefon araması yapmak olabilir. Böylece kullanıcılar bir kod okutarak müşteri hizmetlerini zahmetsizce arayabilirler. Aynı şekilde şikayetlerin bildirilmesi de kod kullanımı ile basitleştirilebilir.

QR kodların belki de en çok işe yarayacağı alan WiFi ağlarına erişim olabilir. Böylece kullanıcılar şifre ile uğraşmadan, yalnızca bir kod okutarak ağlara bağlanabilirler.

Ürünlerin üzerinde yer alacak kodlarla kullanım kılavuzları, nasıl yapılır videoları gibi destek içeriğine erişim kolaylaştırılabilir. Nitekim medikal sektörde de bu konuda çalışmalar yapılmaya başlandı. Kopenhag Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı, püskürtmeli mürekkep teknolojisi kullanarak yenilebilir ve QR kod şeklinde ilaçlar üretmeyi başardı. Kodu okuttuğunuzda kullanım bilgilerine ulaşıyorsunuz.

Pratik yararların yanı sıra QR kodlar içerik zenginleştirmek için de kullanılabilir. Kitap, dergi gibi basılı kaynaklara eklenebilecek, video, harita ya da interaktif öğeler, kullanıcı deneyimini olumlu yönde değiştirebilir.

QR kodun ikinci seferi

Anlaşılan QR kodlar biraz zamanlarının ötesindeymiş. Şimdi, teknoloji ve kullanım alışkanlıkları gerekli aşamalardan geçtikten sonra, zamanları gelmiş gibi görünüyor. Önümüzdeki günlerde alışık olmadığımız pek çok yerde kare biçimli bu kodları göreceğe benziyoruz.

Kaynaklar