Yaşlılık tedavi edilebilir mi?

Klişelerin klişe olmasının bir sebebi de çoğunlukla doğru olmalarıdır. İşte bu yüzden “Her şeyin başı sağlık.” Tabii bunu sağlığımızı kaybedene kadar pek hatırlamıyoruz.

Kişisel olarak ölümsüzlük fikrine saplantılı bir şekilde yaşadığımı söyleyebilirim. Bence ölmek bir insanın başına gelebilecek en kötü şeylerden biri. Ve kendine saygısı olan her insan bunu engellemek için elinden geleni yapmalı.

Sertab Erener de benim gibi düşünüyor olmalı ki geçenlerde çok tartışılan bir röportaj verdi konuyla ilgili. 100 yaşına kadar yaşamak istediğini, bunun için telomer tedavisi gördüğünü söyledi.

Telomer, hücre bölünmesi sırasında kromozomlarımızı koruyan uzantılara verilen isim. Her bölünme ile bu telomerler küçülüyor. Bu telomerlerin tamamını kaybeden bazı hücreler “yaşlı hücreler”e dönüşüyorlar. Ölmeyen bu hücreler, zaman içinde vücudumuzda birikerek yaşlanma dediğimiz şeye neden oluyorlar.

Telomer tedavisini bilemem, tartışmalı bir konu. Ancak bilim insanları genetik mühendisliğini kullanarak ölmeyi bilen yaşlı hücrelere sahip fare üretmeyi başardılar ve bu farenin yaşıtlarından %30 daha uzun ve sağlıklı bir yaşam sürdüğünü tespit ettiler. CRISPR/Cas9 proteinini kullanarak bütün hücrelerimizi bu yönde modifiye edersek yaşlanmayı durdurabilir miyiz? Kim bilir? Denemeden bilemeyiz. Ama siz yine de evde denemeyin.

Bir başka yaşlanma tedavisi de NAD+ enzimi ile ilişkili olabilir. NAD+, vücudumuza “kendine iyi bakmasını tembihleyen” ve hücre içinde üretilen bir enzim. 50 yaşında, 20 yaşında sahip olduğumuz NAD+ miktarının neredeyse yarısına sahip olduğumuz biliniyor.

Hücre duvarını aşamayacak kadar büyük olan bu enzimler dışarıdan alınamıyorlar. Fakat bilim insanları hücre içine dışarıdan girebilen ve hücre içinde NAD+’a dönüşen bir molekül keşfettiler. Bu molekülü dışarıdan alan fareler gençleştiler; beyin, deri ve kas hücrelerinde artış gözlemlendi ve DNA onarım oranları arttı. Hatta NASA bile MARS görevine gidecek astronotlarda bu molekülü kullanmak için çalışmalara başladı.

Yaşlanmayı durdurmak için denenen bir başka yöntem de kök hücre tedavisi. Fareler üzerinde yapılan deneyler kök hücre tedavisinin beyin ve kas fonksiyonlarını geliştirdiğini, farelerin egzersiz zamanını ve ömrünü uzattığı gösterdi.

Bütün bunların ışığında yaşlanmanın çok boyutlu ve karmaşık bir süreç olduğunu söyleyebiliriz. Bunu engellemek için tek bir sihirli ilaçtan ziyade kompleks bir tedavi paketi gerekli gibi görünüyor.

Elbette bunlar sadece fareler üzerinde denenmiş tedaviler. İnsanlar için sonucun ne olacağını kestirmek güç. Siz yine de kendinize iyi bakın. Belli mi olur bir sabah uyandığınızda gençlik aşısı piyasaya sürülmüş olur. Sağlıkla ve genç kalın efendim.

PAYLAŞ
Share on FacebookTweet about this on TwitterGoogle+