Dijital trendler

Yıllardır içindeyim, yıllardır onunla beraber neredeyse başlangıcından beri büyüyorum; böyle hızlı ilerleme, böyle hızlı büyüme görmedim. Evet, teknolojiden bahsediyorum.

Ben kendime geldiğimde siyah-beyaz TV’ler, ankesörlü telefonlar vardı. Şimdi koysanız dünkü çocuğun önüne ankesörlü telefonu, olsa olsa duş başlığı sanır. Gerçi onlar da teknolojik olarak aynı değil ya… Hatta bazı duşlarda araba yıkayıcılardaki gibi yandan fışkırtma bile var. Duş başlığı hiç yok 🙂

Gelelim 2017’ye. “En son dijital trendler nelerdir?” diye bir soralım. Aslına bakarsanız hemen herkes artık bunları biliyor. Daha yüksek çözünürlüklü, daha büyük TV’ler, daha şahane ama tasarımı çok benzeyen cep telefonları ve tabii son dönemde artan giyilebilir teknolojik oyuncaklar. Ama gelin biraz daha derinlere inip arka sayfada neler dönüyor biz onlara bir bakalım.

Mesela robotik aleminde acayip araçlar hızla bizi Terminator filmine döndürmeye çalışıyor. İzledikçe ürpereceğiniz en son gelişmiş robotlar her gün daha çok gelişiyor. Bunlardan en göze batan firma artık Honda’nın ASIMO’su değil; gerçi ayrıntılı işler yapma açısından yine en üstünü o ama gelin bir de şunlara bakalım.

Çoğunlukla işçi olarak geliştirilen robotlar taşıma, kaldırma, sahibini takip etme ve gps sayesinde çeşitli yerlere gitme gelme, getirme götürme işinde rahatlıkla kullanılabiliyor. Ama özellikle Atla isimli daha insansı şekilde tasarlanmış olanları benim gözümü korkuttu açıkçası.

Daha kişisel olanlara bakacak olursak, Mark Zuckerberg cep telefonlarının ortadan kalkacağını düşünüyor ve 10 yıllık planlarını bu yöne doğrultmuş durumda. Augmented reality, yani artırılmış gerçeklik kavramını kabaca şöyle anlatayım. Bir gözlük takıyorsunuz. Sıkıcı oturma odanız, görsel olarak şahane ve eğlenceli bir ortama dönüşüyor. İlk başlarda Google’ın el attığı Google Glass yolundan giden Zuckerberg, ilerde her şeyi bu gözlükler sayesinde ve sesle kontrol ederek yapabileceğimizi düşünüyor. Bu gözlüklerde bulunan özel ekranlar sayesinde, klavye de kullanmadan, şu an telefonla neler yapabiliyorsak hepsini yapabileceğiz. Dahası bu yazıda anlatmaya yetmez. Şimdi Mars’a da gidiyoruz az kaldı diyeceğim… Baydı bu konu bile diyebilirsiniz. 😀

Son olarak biraz da iş dünyasının dijital trendlerine bakalım. Artık herkes dijitalin önemini kavradı sanırım. O nedenle küçük büyük tüm şirketler olabildiğince dijitale yaklaşmaya, onu kullanmaya ve onunla globalleşme yolunda ellerinden ne gelirse yapıyorlar.

Müşterilerinin kendi işleriyle alakalı olarak daha çok deneyim yaşamaları önem kazandı, Artık firmalar gerek sosyal medyada gerek ortamlarda bulunabilecek dijital iletişim gereçleri ile müşterilerine olabildiğince fazla iletişim içinde olup onlara farklı deneyimler yaratma eğilimindeler. Bu sayede marka bilinirliği, akılda kalıcılık ve word of mouth ile pazarlanması konularını güçlendirmeyi hedefliyorlar. Hızla ve daha çok uzaktan çalışma modelleri ile hem global olarak hem de zaman mekan sınırı olmadan çalışma/çalıştırma imkanlarını sonuna kadar kullanıyorlar. Bu sayede firmalar en yetenekli ve en uygun elemanı tam zamanlı barındırmadan, işlerini hızlı ve ideal şekilde çözebiliyorlar.

Yazılım alanında application programming interface (API), yani uygulama yazılım arayüzü ile hali hazırda gelişmiş ve dünyaca kullanılan yazılımları olan (Facebook, Google, eBay, Paypal vb.) firmalar, bu ara yüzlerle birbirlerine hızlı ve sorunsuz bağlanıp daha büyük bir veriye, kullanıcıya ve dolayısıyla güce sahip oluyorlar. Tüm bu mecralardan gelen kullanıcı bilgilerinden oluşan (kim, neyi, nasıl, nerede, kiminle, ne zaman, ne kadar…) ve Türkçede büyük veri anlamına gelen “Big Data”, analiz edilerek siz daha leb demeden size leblebiyi satmayı başarıyorlar.

Son olarak ve yine bence biraz korkutucu olarak, artificial intelligence (AI) yani yapay zeka, eskiye kıyasla daha önem kazanmış bir durumda ve katlanan bir hızla gelişmekte. O kadar ki, şu an kendi kendine otobanda gidebilen arabalar mevcut. Hatta kazaları önceden tahmin edip aracı durdurmaya başladılar bile. Bu iyi yanı ama yıllardır insan psikolojisinde bile psikologların tartışma konusu olan, yolda hızla giderken bu yapay zekalı aracın karşısına hem çocuklu bir anne hem de yaşlı bir adam çıkarsa ve birine çarpması kaçınılmazsa nasıl karar verecek? Karamsar bir kapanış oldu biraz. Dileriz kimsenin başına böyle seçimler yapmasını gerektirecek olaylar gelmez. Yapay bile olsa…

Gelin bi’ Mars’a uçalım ve orada olacak her şeyin buradakilerden daha güzel olmasını dileyelim. Kalın sağlıcakla.